Kaza zincirinin 5 temel faktörü nedir?

kaza zinciri 5 temel faktor

Kaza Zinciri Teorisinin Temel Prensipleri

Kaza zinciri teorisi, iş kazalarının önlenmesinde sistematik bir yaklaşım sunar. Bu teorinin temel prensipleri şunlardır:

  • Kazalar rastgele olaylar değildir, bir dizi faktörün birbiriyle etkileşimi sonucu meydana gelir.
  • Kaza zinciri beş temel halkadan oluşur: yönetimsel kontrol eksikliği, temel nedenler, güvensiz davranışlar ve koşullar, kaza ve yaralanma/hasar.
  • Kazaların önlenmesi için zincirin mümkün olduğunca erken halkalarına müdahale edilmelidir.
  • Etkili kaza önleme stratejileri, kontrol hiyerarşisini (eliminasyon, substitüsyon, mühendislik kontrolleri, idari kontroller ve KKD’ler) kaza zincirinin farklı halkalarına uygular.
  • Kapsamlı bir İSG yönetim sistemi, kaza zincirinin tüm halkalarını hedef alan ve kontrol hiyerarşisinin tüm seviyelerini içeren bir yaklaşım benimsemelidir.

Kaza zinciri teorisinin anlaşılması ve uygulanması, proaktif bir İSG yaklaşımının benimsenmesini, kök nedenlerin belirlenmesini ve sistematik önleme stratejilerinin geliştirilmesini sağlar. Bu da daha güvenli işyerleri ve daha sağlıklı çalışanlar anlamına gelir.

İçindekiler

Kaza Zinciri Modeli ve Tarihçesi

Kaza zinciri modeli, iş kazalarının oluşum sürecini açıklayan en temel teorilerden biridir. Bu model, 1931 yılında Herbert William Heinrich tarafından geliştirilen ve “Domino Teorisi” olarak da bilinen bir yaklaşımdır. Heinrich, endüstriyel kazaların rastgele olaylar olmadığını, aksine bir dizi faktörün birbiri ardına gelerek kazaya yol açtığını savunmuştur.

Heinrich, 75.000’den fazla kaza raporunu inceleyerek, kazaların %88’inin güvensiz insan davranışlarından, %10’unun güvensiz fiziksel koşullardan ve %2’sinin ise kaçınılmaz durumlardan kaynaklandığı sonucuna varmıştır. Bu çalışma sonucunda, kazaların bir domino taşları dizisi gibi birbirini tetikleyen beş faktörden oluştuğunu öne sürmüştür.

Zaman içerisinde kaza zinciri modeli, Frank E. Bird Jr. ve daha sonra diğer araştırmacılar tarafından geliştirilmiştir. Bird, 1969 yılında Heinrich’in modelini güncelleyerek, yönetimsel faktörlerin kaza zincirindeki önemini vurgulamıştır. Modern İSG anlayışında kaza zinciri modeli, kazaların önlenmesinde sistematik bir yaklaşım sunması açısından hala büyük önem taşımaktadır.

Kaza Zincirinin 5 Ana Halkası

Kaza zinciri modelinde, bir kazanın meydana gelmesine neden olan beş temel faktör bulunmaktadır. Bu faktörler, domino taşları gibi birbirini tetikleyerek kazanın gerçekleşmesine yol açar. Kaza zincirinin 5 faktörü şunlardır:

  1. Yönetimsel Kontrol Eksikliği: Zincirin ilk halkası olan yönetimsel kontrol eksikliği, yetersiz İSG politikaları, prosedürleri, eğitim programları ve denetim mekanizmalarını içerir. Yönetimin İSG konusundaki taahhüdünün yetersizliği, kaynakların uygun şekilde tahsis edilmemesi ve İSG kültürünün oluşturulamaması bu faktör altında değerlendirilir.
  2. Temel Nedenler: İkinci halka, kazaların temel nedenlerini içerir. Bunlar genellikle bireysel faktörler (bilgi eksikliği, motivasyon düşüklüğü, fiziksel/zihinsel yetersizlikler) ve iş faktörleri (yetersiz iş standartları, uygunsuz ekipman tasarımı, normal olmayan çalışma koşulları) olarak ikiye ayrılır.
  3. Güvensiz Davranışlar ve Koşullar: Üçüncü halka, doğrudan gözlemlenebilen güvensiz davranışları ve fiziksel koşulları kapsar. Güvensiz davranışlar arasında kişisel koruyucu donanım kullanmama, güvenlik prosedürlerini atlama gibi eylemler; güvensiz koşullar arasında ise arızalı ekipmanlar, yetersiz aydınlatma, kaygan zeminler gibi durumlar yer alır.
  4. Kaza: Dördüncü halka, istenmeyen enerji transferinin gerçekleştiği kaza olayının kendisidir. Düşme, çarpma, sıkışma, elektrik çarpması gibi olaylar bu aşamada meydana gelir.
  5. Yaralanma/Hasar: Zincirin son halkası, kazanın sonucunda ortaya çıkan yaralanma, hastalık, maddi hasar veya diğer kayıplardır.

Bu beş faktörün herhangi birinde yapılacak müdahale, zinciri kırarak kazanın önlenmesini sağlayabilir. Ancak en etkili önleme stratejisi, zincirin ilk halkalarına yönelik önleyici tedbirlerin alınmasıdır.

Yönetimsel Kontrol Eksikliği Nasıl Kazalara Yol Açar?

Yönetimsel kontrol eksikliği, kaza zincirinin ilk ve en kritik halkasıdır. Bu faktör, organizasyonel düzeydeki eksiklikleri ifade eder ve diğer tüm faktörleri doğrudan etkiler. Yönetimsel kontrol eksikliğinin kazalara yol açma mekanizmaları şu şekilde açıklanabilir:

İlk olarak, yetersiz İSG politikaları ve prosedürleri, çalışanların güvenli çalışma konusunda net yönergelerden yoksun kalmasına neden olur. Örneğin, tehlikeli işler için yazılı prosedürlerin olmaması veya mevcut prosedürlerin güncel olmaması, çalışanların işlerini güvensiz şekilde yapmalarına yol açabilir.

İkinci olarak, yetersiz eğitim ve bilgilendirme, çalışanların işlerindeki tehlikeleri tanıma ve uygun güvenlik önlemlerini alma konusunda yetersiz kalmalarına neden olur. Özellikle yeni işe başlayan veya görev değişikliği yaşayan çalışanlar için eğitim eksikliği, kaza riskini önemli ölçüde artırır.

Üçüncü olarak, denetim ve gözetim eksikliği, güvensiz davranışların ve koşulların tespit edilememesine ve düzeltilememesine yol açar. Düzenli saha denetimleri yapılmadığında, tehlikeli durumlar fark edilmeden kalabilir ve zamanla kazalara dönüşebilir.

Son olarak, yönetimin İSG’ye verdiği önemin yetersizliği, organizasyonda zayıf bir güvenlik kültürünün oluşmasına neden olur. Üst yönetimin güvenliği önceliklendirmemesi, çalışanların da güvenliği ikinci plana atmasıyla sonuçlanır. Kaza araştırması ve kök sebep analizi çalışmaları, genellikle yönetimsel kontrol eksikliklerinin kazaların altında yatan temel nedenler olduğunu ortaya koymaktadır.

Bireysel Faktörler ve Güvensiz Davranışların Rolü

Kaza zincirinin önemli halkalarından biri olan bireysel faktörler ve bunların neden olduğu güvensiz davranışlar, iş kazalarının oluşumunda kritik bir rol oynar. Bireysel faktörler, çalışanın kişisel özellikleri, bilgi düzeyi, fiziksel ve zihinsel durumu ile ilgili unsurları kapsar.

Bilgi ve beceri eksikliği, en yaygın bireysel faktörlerden biridir. Çalışanın işini güvenli bir şekilde yapabilmesi için gerekli bilgiye sahip olmaması veya becerilerinin yetersiz kalması, güvensiz davranışlara yol açar. Örneğin, bir makine operatörünün ekipmanın güvenli kullanımı konusunda yeterli eğitim almamış olması, tehlikeli çalışma yöntemlerine başvurmasına neden olabilir.

Motivasyon eksikliği ve olumsuz tutumlar da güvensiz davranışları tetikleyen önemli faktörlerdir. Çalışanın güvenlik kurallarına uyma konusunda isteksiz olması, “bana bir şey olmaz” düşüncesi veya zaman baskısı altında kısayollar araması sık görülen durumlardır. Bu tür tutumlar, kişisel koruyucu donanımların kullanılmaması, güvenlik prosedürlerinin atlanması veya tehlikeli kısayolların tercih edilmesi gibi davranışlara yol açar.

Fiziksel ve zihinsel durum da güvensiz davranışları etkileyen önemli faktörlerdir. Yorgunluk, stres, hastalık, ilaç kullanımı veya alkol etkisi altında olma gibi durumlar, çalışanın dikkatini ve karar verme yeteneğini olumsuz etkileyerek kaza riskini artırır. Örneğin, uzun süre aralıksız çalışan bir kişinin yorgunluk nedeniyle dikkatinin dağılması, kritik güvenlik kontrollerini atlamasına neden olabilir.

Güvensiz davranışların önlenmesi için, sadece davranışın kendisine değil, bu davranışı tetikleyen bireysel faktörlere de odaklanmak gerekir. Etkili eğitim programları, pozitif güvenlik kültürü, uygun gözetim ve denetim mekanizmaları, bireysel faktörlerin olumsuz etkilerini azaltmada önemli rol oynar.

Fiziksel Tehlikeler ve Güvensiz Koşulların Etkisi

Kaza zincirinin önemli bir halkasını oluşturan fiziksel tehlikeler ve güvensiz koşullar, çalışma ortamındaki maddi unsurlarla ilgili risk faktörlerini ifade eder. Bu faktörler, çalışanların kontrolü dışında olan ve işyeri ortamından kaynaklanan tehlikeleri kapsar.

Fiziksel tehlikeler, çalışma ortamında bulunan ve çalışanların sağlığını ve güvenliğini tehdit eden unsurlardır. Bunlar arasında tehlikeli makineler, ekipmanlar, kimyasallar, elektrik sistemleri, yüksekte çalışma alanları, sıcak yüzeyler ve basınçlı sistemler gibi çeşitli unsurlar yer alır. Örneğin, koruyucu muhafazası olmayan bir makine, keskin kenarlar, kaygan zeminler veya yetersiz aydınlatma, doğrudan fiziksel tehlike oluşturur.

Güvensiz koşullar ise, fiziksel tehlikelerin kontrol altına alınmaması veya çalışma ortamının uygun şekilde düzenlenmemesi sonucu ortaya çıkan durumlardır. Bunlar arasında bakımsız ekipmanlar, arızalı güvenlik sistemleri, dağınık çalışma alanları, yetersiz havalandırma, aşırı gürültü ve titreşim, uygunsuz ergonomik koşullar sayılabilir. Bu koşullar, doğrudan kazalara neden olabileceği gibi, çalışanların güvensiz davranışlara yönelmesine de yol açabilir.

Fiziksel tehlikeler ve güvensiz koşulların kazalara etkisi, tehlikenin türüne, şiddetine ve maruz kalma süresine bağlı olarak değişir. Örneğin, bir üretim tesisinde koruyucu bariyerleri olmayan hareketli makine parçaları, çalışanların uzuvlarının sıkışması veya kesilmesi gibi ciddi yaralanmalara neden olabilir. Benzer şekilde, düzensiz istiflenmiş malzemeler, düşme ve çarpma kazalarına yol açabilir.

Fiziksel tehlikelerin ve güvensiz koşulların kontrol altına alınması için, risk değerlendirmesi yapılması, mühendislik önlemlerinin uygulanması, düzenli bakım ve kontrollerin gerçekleştirilmesi ve çalışma ortamının ergonomik prensiplere göre düzenlenmesi gerekir. Bu önlemler, kaza zincirinin bu halkasını kırarak, kazaların önlenmesine önemli katkı sağlar.

Kaza ve Yaralanma Mekanizmaları

Kaza zincirinin dördüncü ve beşinci halkalarını oluşturan kaza ve yaralanma mekanizmaları, istenmeyen enerji transferinin gerçekleştiği ve bunun sonucunda zarar oluştuğu süreçleri ifade eder. Bu mekanizmaların anlaşılması, kazaların nasıl meydana geldiğini ve nasıl önlenebileceğini kavramak açısından büyük önem taşır.

Kaza mekanizmaları, genellikle kontrol edilemeyen enerji transferi olarak tanımlanabilir. Bu enerji transferi çeşitli şekillerde gerçekleşebilir: mekanik enerji (düşme, çarpma, sıkışma), termal enerji (yanma, donma), elektrik enerjisi (elektrik çarpması), kimyasal enerji (zehirlenme, yanık) veya radyasyon enerjisi (iyonize veya non-iyonize radyasyon maruziyeti). Örneğin, yüksekten düşme kazasında, potansiyel enerji kinetik enerjiye dönüşür ve çarpma anında bu enerji vücuda transfer olur.

Yaralanma mekanizmaları ise, enerji transferinin insan vücudunda neden olduğu hasarı açıklar. Vücudun tolere edebileceğinden daha fazla enerjiye maruz kalması durumunda doku hasarı meydana gelir. Yaralanma mekanizmaları, yaralanmanın türüne göre değişiklik gösterir: kesikler, kırıklar, yanıklar, zehirlenmeler, iç organ hasarları gibi. Örneğin, bir kesici aletle temas sonucu oluşan yaralanmada, aletin keskin kenarı deriye basınç uygulayarak doku bütünlüğünü bozar.

Kaza ve yaralanma mekanizmalarının anlaşılması, etkili önleme stratejilerinin geliştirilmesine yardımcı olur. Bu anlayış, tehlikeli enerji kaynaklarının tanımlanmasını, enerji transferinin engellenmesini veya sınırlandırılmasını ve koruyucu bariyerlerin oluşturulmasını sağlar. Örneğin, yüksekten düşme riskine karşı korkuluklar, düşme durdurma sistemleri veya güvenlik ağları kullanılarak enerji transferi engellenir veya sınırlandırılır.

Ayrıca, kaza sonrası acil müdahale planları da yaralanma mekanizmalarının anlaşılmasına dayanır. Doğru ilk yardım ve tıbbi müdahale, yaralanmanın şiddetini azaltabilir ve iyileşme sürecini hızlandırabilir. Bu nedenle, işyerlerinde kaza ve yaralanma mekanizmalarına uygun acil durum prosedürlerinin oluşturulması ve çalışanların bu konuda eğitilmesi büyük önem taşır.

Kaza Zinciri Teorisinin İSG Yönetimindeki Önemi

Kaza zinciri teorisi, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) yönetiminde temel bir kavramsal çerçeve sunarak, kazaların önlenmesi ve etkili güvenlik sistemlerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşır. Bu teorinin İSG yönetimindeki önemi çeşitli açılardan değerlendirilebilir.

Öncelikle, kaza zinciri modeli, kazaların rastgele olaylar olmadığını, bir dizi faktörün birbiriyle etkileşimi sonucu meydana geldiğini vurgular. Bu anlayış, reaktif yaklaşımdan (kaza olduktan sonra müdahale etme) proaktif yaklaşıma (kazaları olmadan önce önleme) geçişi sağlar. İSG yöneticileri, kaza zincirinin farklı halkalarını hedef alan önleyici stratejiler geliştirerek, kazaları daha oluşmadan engelleyebilirler.

İkinci olarak, kaza zinciri teorisi, kazaların kök nedenlerinin anlaşılmasına yardımcı olur. Yüzeysel nedenlere (güvensiz davranışlar veya koşullar) odaklanmak yerine, bu nedenleri ortaya çıkaran temel faktörleri (yönetimsel kontrol eksikliği, bireysel faktörler) incelemeyi teşvik eder. Bu sayede, daha etkili ve kalıcı çözümler geliştirilebilir.

Üçüncü olarak, bu teori, İSG yönetiminde sistematik bir yaklaşım sunar. Kaza zincirinin her bir halkası için spesifik kontrol önlemleri geliştirilebilir ve bu önlemler bir bütün olarak entegre edilebilir. Örneğin, yönetimsel kontroller için İSG politikaları ve prosedürleri, bireysel faktörler için eğitim ve motivasyon programları, fiziksel tehlikeler için mühendislik önlemleri gibi.

Dördüncü olarak, kaza zinciri teorisi, İSG performansının ölçülmesi ve değerlendirilmesi için bir çerçeve sağlar. Zincirin her bir halkasına yönelik göstergeler (örneğin, yönetimsel taahhüt düzeyi, eğitim etkinliği, tehlike tanımlama oranı) geliştirilerek, İSG performansı daha kapsamlı şekilde izlenebilir.

Son olarak, bu teori, İSG kültürünün geliştirilmesine katkıda bulunur. Kazaların önlenebilir olduğu ve herkesin (yöneticilerden çalışanlara kadar) bu süreçte rol oynadığı anlayışını pekiştirir. Bu da organizasyonda pozitif bir güvenlik kültürünün oluşmasını destekler.

Kaza Zincirini Kırmanın Yolları ve Kontrol Hiyerarşisi

Kaza zincirini kırmak, yani kazaların meydana gelmesini önlemek için, zincirin herhangi bir halkasına müdahale edilebilir. Ancak en etkili yaklaşım, zincirin mümkün olduğunca erken halkalarına odaklanmaktır. Bu müdahaleler, İSG’de yaygın olarak kullanılan “kontrol hiyerarşisi” çerçevesinde sistematik bir şekilde uygulanabilir.

Kontrol hiyerarşisi, tehlikeleri kontrol etmek için kullanılan önlemleri etkinliklerine göre sıralayan bir yaklaşımdır. Bu hiyerarşi, en etkili önlemden en az etkili olana doğru şu şekilde sıralanır:

  1. Eliminasyon (Ortadan Kaldırma): Tehlikenin tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Örneğin, tehlikeli bir kimyasalın kullanımdan kaldırılması veya yüksekte çalışma gerektiren bir işin zemin seviyesinde yapılabilecek şekilde yeniden tasarlanması. Bu, kaza zincirini en baştan kıran en etkili yöntemdir.
  2. Substitüsyon (İkame): Tehlikeli bir madde, süreç veya ekipmanın daha az tehlikeli olanla değiştirilmesidir. Örneğin, toksik bir kimyasal yerine daha az zararlı bir alternatifin kullanılması veya gürültülü bir makinenin daha sessiz bir modeliyle değiştirilmesi.
  3. Mühendislik Kontrolleri: Tehlikeyi kaynağında izole etmek veya çalışanları tehlikeden korumak için tasarım veya mühendislik çözümleri uygulanmasıdır. Örneğin, makine koruyucuları, havalandırma sistemleri, gürültü bariyerleri veya otomatik durdurma mekanizmaları.
  4. İdari Kontroller: Çalışma şeklini değiştirerek tehlikeye maruziyeti azaltan politikalar, prosedürler ve eğitimlerdir. Örneğin, iş rotasyonu, güvenli çalışma prosedürleri, eğitim programları, çalışma sürelerinin düzenlenmesi veya uyarı işaretleri.
  5. Kişisel Koruyucu Donanımlar (KKD): Çalışanları tehlikeden korumak için kullanılan son savunma hattıdır. Baret, güvenlik gözlüğü, kulak koruyucusu, solunum maskesi, eldiven gibi ekipmanlar bu kategoriye girer. KKD’ler, diğer kontrol önlemleri yetersiz kaldığında veya uygulanamadığında kullanılır.

Etkili bir kaza önleme stratejisi, bu kontrol hiyerarşisini kaza zincirinin farklı halkalarına uygulamayı içerir. Örneğin, yönetimsel kontrol eksikliğini gidermek için güçlü İSG politikaları ve prosedürleri geliştirilebilir. Bireysel faktörleri kontrol etmek için kapsamlı eğitim programları ve pozitif pekiştirme sistemleri uygulanabilir. Fiziksel tehlikeleri azaltmak için mühendislik kontrolleri ve düzenli bakım programları devreye sokulabilir.

Unutulmamalıdır ki, kaza zincirini kırmak için tek bir önlem genellikle yeterli değildir. Farklı kontrol önlemlerinin bir arada ve sistematik şekilde uygulanması, kazaların önlenmesinde çok daha etkili sonuçlar verir. Bu nedenle, kapsamlı bir İSG yönetim sistemi, kaza zincirinin tüm halkalarını hedef alan ve kontrol hiyerarşisinin tüm seviyelerini içeren bir yaklaşım benimsemelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kaza zinciri teorisi nedir ve neden önemlidir?

Kaza zinciri teorisi, iş kazalarının bir dizi faktörün birbiriyle etkileşimi sonucu meydana geldiğini savunan bir modeldir. Bu teori, kazaların önlenmesinde sistematik bir yaklaşım sunarak, yöneticilere ve İSG profesyonellerine kazaların kök nedenlerini anlama ve etkili önleme stratejileri geliştirme konusunda rehberlik eder.

Kaza zincirinin 5 ana halkası nelerdir?

Kaza zincirinin 5 ana halkası şunlardır:

  1. Yönetimsel Kontrol Eksikliği
  2. Temel Nedenler (Bireysel Faktörler ve İş Faktörleri)
  3. Güvensiz Davranışlar ve Koşullar
  4. Kaza
  5. Yaralanma/Hasar

Güvensiz davranışları tetikleyen bireysel faktörler nelerdir?

Güvensiz davranışları tetikleyen başlıca bireysel faktörler şunlardır:

  • Bilgi ve beceri eksikliği
  • Motivasyon eksikliği ve olumsuz tutumlar
  • Fiziksel ve zihinsel yorgunluk, stres veya hastalık
  • İlaç, alkol veya uyuşturucu etkisi altında olma

Fiziksel tehlikeler ve güvensiz koşullar nasıl kontrol altına alınabilir?

Fiziksel tehlikeleri ve güvensiz koşulları kontrol altına almak için şu adımlar izlenebilir:

  • Risk değerlendirmesi yaparak tehlikeleri belirlemek
  • Mühendislik kontrollerini uygulamak (örn. makine koruyucuları, havalandırma sistemleri)
  • Düzenli bakım ve kontrolleri gerçekleştirmek
  • Çalışma ortamını ergonomik prensiplere göre düzenlemek

Kaza zincirini kırmak için en etkili yöntem nedir?

Kaza zincirini kırmanın en etkili yolu, zincirin mümkün olduğunca erken halkalarına müdahale etmektir. Bu, tehlikeleri kaynağında ortadan kaldırmak veya kontrol etmek anlamına gelir. Kontrol hiyerarşisine göre, eliminasyon (ortadan kaldırma) ve substitüsyon (ikame) en etkili yöntemlerdir. Ancak kapsamlı bir İSG yönetim sistemi, zincirin tüm halkalarını hedef alan çoklu kontrol önlemlerini içermelidir.

Kaza zinciri teorisi, İSG kültürünün geliştirilmesine nasıl katkıda bulunur?

Kaza zinciri teorisi, kazaların önlenebilir olduğu ve herkesin bu süreçte rol oynadığı anlayışını pekiştirir. Yöneticilerin ve çalışanların, güvenliği sağlamak için üzerlerine düşen sorumlulukları daha iyi kavramalarını sağlar. Bu farkındalık, organizasyonda pozitif bir İSG kültürünün oluşmasına zemin hazırlar.

ÖNE ÇIKAN EĞİTİMLER

IOSH İş Sağlığı ve Refah Yönetimi Eğitimi

İş Sağlığı ve Refah Yönetimi eğitimi, sağlık eğitimine yeni bir yaklaşım sunar. İçeriğin çalışanlarınızın ilgisini çektiğini ve onlara ilham verdiğini de göreceksiniz 

IOSH Yöneticiler için Yangın Güvenliği Eğitimi

Sürdürülebilir bir işyeri yangını güvenliği kültürü, yangından korunma ve bu alandaki olumlu tutum, bilgi, algı ve inançlara dayanmaktadır. 

IOSH Güvenli Yönetim Eğitimi

Yüz yüze, sanal sınıf ve e-learning yöntemleri ile verilebilmektedir. Yöntemler hakkında bilgilere ilgili yöntemin linkine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

NEBOSH Kaza / Olay Araştırma Eğitimi

Bu yeterlilik, olay araştırmalarında görev alan ve bu süreci etkili bir şekilde yürütmek isteyen herkes içindir. Eğitim İngiliz NEBOSH ve HSE kurumları tarafından hazırlanmıştır.   

NEBOSH Liderlik Eğitimi

NEBOSH, kıdemli iş liderleri veya bu rolü üstlenmek isteyenler için bir günlük bir sağlık ve güvenlik yeterliliği geliştirmek için Büyük Britanya’nın Sağlık ve Güvenlik Düzenleyicisi, Health and Safety Executive (HSE) ile birlikte çalışarak bu programı geliştirmiştir.

NEBOSH Uluslararası Genel Sertifika Eğitimi

1979’daki kuruluşundan bu yana dünyanın dört bir yanından yaklaşık 550.000 kişi NEBOSH yeterliliği kazanmıştır. Her yıl on binlerce kişi, 130’dan fazla ülkede sınavlar sunan 600 eğitim kurumundan eğitimler alaran NEBOSH yeterliliklerine ulaşmaktadır.

Gözlem ve ramak kala raporlama, Dijital iş izin sistemi ve geribildirim yönetimi uygulamaları

Bir Ege Consulting markası olan Ege Techno, iş raporlama, iş izin ve geri bildirim sistemini daha etkin, kullanıcılar için basit ve kolay izlenebilir olarak uygulanmasını sağlayacak mobil ve PC arayüzü bulunan mobil uygulama yazılımları geliştirmiştir. 

Techno Report

Gözlem ve Ramak Kala Raporlama Yazılımı

Modern teknolojinin getirdiği kolaylıkları kullanarak, iş yerlerindeki tehlikeleri etkin bir şekilde raporlama ve yönetme imkanı sunar.

Techno Permit

Dijital İş İzin Sistemi Yazılımı

Techno Permit, İSG açısından kritik faaliyetlerin kontrolünde iş izin sisteminin basit ve verimli uygulanmasını sağlayan bir mobil uygulamadır.

Techno Feed

Geribildirim Yönetim Sistemi Yazılımı

Kullanıcıların hizmetlerinizle ilgili geri bildirimlerini kolayca paylaşabilmeleri için tasarlanmış yenilikçi bir web uygulamasıdır.

Yenilikçi iş uygulamalarımızla tanışın.